İçeriğe geç

Eski araca hangi renk antifriz konulur ?

Eski Araca Hangi Renk Antifriz Konulur? Bir Genç Yetişkinin Yolculuğu

Hayat bazen, insanın içinde kaybolduğu bir yolculuğa benzer. Kayseri’de bir sabah, yılların eskittiği bir arabayla çıktım yola. Yolda önümdeki manzara, bir yandan yılların ağırlığını taşırken, bir yandan da bana umut ışıkları gösteriyordu. O eski arabayı, tıpkı hayat gibi, her geçen gün biraz daha tanıyordum. İşte bu yüzden, “Eski araca hangi renk antifriz konulur?” sorusu, benim için bir anlam kazandı. Yalnızca bir teknik soru değil, aynı zamanda kendimi ve yaşadığım hayatı anlamaya çalıştığım bir yolculuk oldu.

O An, Bir Arabanın İçinde Kaybolmak

Kayseri’de, kışın sabahları çok soğuk olur. Kar yağarken, dışarıda tek bir ses duyulmaz, sadece rüzgarın uğuldayan sesi vardır. O sabah, arabamın kaputunun altında yaşanacak bir dramın farkında değildim. Birkaç gündür motor sıcaklığını gösteren ışık yanıyordu. Bir şeylerin ters gittiğini hissediyordum ama ne olduğunu çözemedim. Arabayı çalıştırmaya başladım ve motor sesinin alışık olduğum o garip vızıldamasını duydum. İşte, bir şeyler ters gitmişti.

Yavaşça araçtan indim, kaputu açtım ve antifriz seviyesini kontrol etmeye başladım. Tuhaf bir şekilde, eski arabamla her karşılaşmamda, onun içine bir parça daha ruhumu bıraktığımı hissediyorum. O yüzden, her şeyin yolunda olup olmadığını öğrenmek bana sadece bir araç sorusu gibi gelmiyor, bir güvence arayışı gibi oluyor. Gözlerim, o koyu yeşil sıvıyı bulmaya çalıştı. Ne kadar dikkatli bakarsam bakayım, karışık bir renk yoktu. Bir an, eski arabama gözyaşlarımın karıştığını düşündüm.

“Eski araca hangi renk antifriz konulur?” diye kendime sorarken, aslında hayatımda pek çok şeyin renk değiştirdiğini fark ettim. Arabam, bana sadece bir ulaşım aracı değil, geçmişin ve şimdinin, umudun ve hayal kırıklığının bir yansımasıydı.

Çözüm Arayışı ve Duygusal Bir Karar

Bir yanda, bana her anı hatırlatan eski arabam ve öte yanda, bana umut veren geleceğim… Bir yanda, öylesine kıymetli ve kırılgan bir şey olan arabamın bakımı, öte yanda, hayatımı yönlendirecek kararlar… İşte bu an, her şeyin bir karar anı olduğunu hatırlattı bana. Ne renk antifriz konmalıydı? Yeşil mi, kırmızı mı, yoksa sarı mı? Her birinin bir anlamı vardı. Seçimim, her şeyin benim elimde olduğunu hatırlatacak gibi hissettiriyordu.

Bir yanda, yıllardır kaybolan o eski aşkı düşünüyorum. O aşkın da benzer bir şekilde yıllarca bakım gerektirdiğini, her bir hareketin, her bir sözün çok önemli olduğunu fark ettim. Ama bir noktada, o da gitmişti. Sadece arabam gibi, her şeyin bir ömrü vardı.

Çok kararsızdım. Sonunda, eski arabamı biraz daha iyi tanıyabilmek için, “Yeşil antifriz” dedim. Çünkü yeşil, geçmişi simgeliyor, eskiyi. Aynı zamanda, hayatın içindeki yenilikleri kucaklamak, eskiyle barışmak demekti.

Küçük Bir Düşünce: Hayatın Renkleri

Bir arabaya antifriz eklerken, sadece teknik bir işlem yapmıyoruz aslında. Her şeyin bir yolu, bir hikâyesi var. Kırmızı, sıcaklık demekti. Sarı, belki de dikkati çekmekti. Ama yeşil, bana geçmişi ve zamanı hatırlatıyordu. Benim için bu, sadece bir antifriz değil, bir seçim, bir tercih ve bir umut kaynağıydı.

Arabayı çalıştırıp yola çıktım. Artık her şeyin renkli olduğu bir dünyada, yeşilin bana verdiği güveni hissediyordum. Ve o an, eskiden birisi bana “Eski araca hangi renk antifriz konulur?” diye sormuş olsaydı, yine içtenlikle yeşil diyebilirdim. Çünkü yeşil, bir noktada devam etmek, her şeyin bir yolculuk olduğunu kabul etmek demekti.

Geriye dönüp bakınca, o eski araba bana her zaman geçmişimi hatırlatacak. Belki de tam ihtiyacım olduğunda. O eski aracın içinde kaybolduğumda, kendimi yeniden buluyorum.

Hayat işte… Ne kadar eski olursa olsun, bazen ona biraz renk katmak gerek.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hipercasino şişli escort
Sitemap
hiltonbet yeni giriştulipbet