Bir Torba Kömürün Ömrü: Zamanın ve Anlatının Ardında Kelimenin gücü, bir bakıma kömürün ateşi gibidir: İçine koyduğumuz niyet ve anlamla, bir kıvılcımdan dünyayı ısıtabiliriz. Edebiyat, insanlık tarihinin en kadim anlatıcılarından biri olarak, zamanla evrilen bir dünyayı anlamaya çalışırken, kelimeler aracılığıyla toplumsal gerilimleri, duyguları, içsel yolculukları ve dışsal olanı birbirine dokuyarak bir arada tutar. Şimdi ise, size alışılmadık bir anlatı sunuyorum: Bir torba kömürün, kelimelerin güçlenerek en parlak halini aldığı bir zaman diliminde, ne kadar dayanacağına dair edebi bir keşif. Bir Torba Kömürün Zamanla Dansı 1 torba kömür ne kadar dayanır? sorusu, aslında sadece pratik bir bilgi talebinden ibaret değildir. Bu,…
8 YorumRenkli Fikir Mozaiği Yazılar
Hamam Hangi Ülkeye Aittir? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Bir edebiyatçının gözünden dünyayı algılamak, yalnızca kelimelerin ardındaki anlamı görmekle kalmaz, aynı zamanda kelimelerin ve anlatıların dönüştürücü etkisini de anlamayı gerektirir. Her bir metin, içinde barındırdığı kültürleri, tarihleri, sosyal yapıları ve bireylerin yaşam biçimlerini yansıtır. Edebiyat, bir halkın hafızasıdır ve her kelime, bir halkın tarihinin, geleneklerinin, hayallerinin ve gerçeklerinin izlerini taşır. Bu nedenle, bir mekânın – örneğin bir hamam – ait olduğu ülke, sadece fiziksel değil, aynı zamanda edebi bir bağlamda da tartışılabilir. Hamam, yalnızca bir temizlik alanı değildir; aynı zamanda toplumsal etkileşimin, kültürel simgelerin ve edebi anlatıların birleştiği bir mekân olarak…
8 YorumYeni Türkü’nün “Bahar Şarkısı” adlı parçasının sözleri, şair Turgay Fişekçi’ye aittir. Bu şiir, 1989 yılında yayımlanan “Yitik Bahar” adlı şiir kitabında yer almaktadır. Müzik ise Selim Atakan tarafından bestelenmiş ve düzenlenmiştir. Derya Köroğlu’nun vokaliyle hayat bulan bu eser, grubun 1986 tarihli “Günebakan” albümünde yer almaktadır. [1] — 🎶 Kaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Sonuçları Ekonomi biliminin temel ilkelerinden biri, kaynakların sınırlı olmasıdır. Sanat dünyasında da benzer bir durum söz konusudur; her sanatçı, sınırlı zaman ve enerjiyle eser üretir ve bu süreçte çeşitli seçimler yapar. Turgay Fişekçi’nin “Bahar Şarkısı” şiirini yazarken, toplumsal yapıyı, bireysel duyguları ve kültürel kodları göz önünde bulundurarak bir…
8 YorumEceli Müsamaha Ne Demek? Tarihsel Bir Bakış Geçmişi anlamaya ve günümüzle bağ kurmaya çalışan bir tarihçi olarak, sıkça şunu fark ederim: İnsanlık, zamanı, olayları ve kavramları farklı biçimlerde şekillendirerek bir kültür oluşturur. Bu kültür zamanla evrilir ve toplumsal değişimlerin izlerini taşır. “Eceli müsamaha” gibi bir kavram da, toplumların yaşama ve ölüme, bireysel kader ile toplumsal düzen arasındaki ilişkiye dair derin izler bırakır. Bugün bu ifadeyi anlamaya çalışırken, tarihsel süreçlerin bize sunduğu kırılma noktaları ve toplumsal dönüşümler üzerinden bir yolculuğa çıkmak, kavramın kökenlerini ve evrimini daha iyi kavramamıza yardımcı olabilir. Peki, “eceli müsamaha” ne demek? Bu ifadenin anlamı nasıl şekillendi ve…
4 YorumKarın zarı kanseri ultrasonda görülür mü? Küresel ve yerel mercekten samimi bir bakış Farklı açılardan bakmayı seven biri olarak, “Karın zarı kanseri ultrasonda görülür mü?” sorusunu yalnızca teknik bir evet-hayır meselesi olarak değil, sağlık sistemlerinden kültürel kabullere kadar birçok katmanda ele almak istiyorum. Çünkü bir görüntüleme sonucunun ne anlama geldiği, çoğu zaman yaşadığımız coğrafyadan, sağlık hizmetine erişimimizden ve hastalık algımızdan etkilenir. Buyurun, birlikte, hem dünyaya hem mahallemize bakan bir pencereden bakalım. Önce temel: Karın zarı kanseri ultrasonda görülür mü? Kısa yanıt: Bazen. Ultrason (USG), karın zarındaki (periton) hastalıkları her zaman doğrudan gösteremez; ancak dolaylı bulguları yakalayabilir. Özellikle serbest sıvı (asit),…
6 YorumHz. Zübeyr’i Kim Öldürdü? Siyaset, İktidar ve Toplumsal Güç Üzerine Bir Analiz Siyaset, her zaman güç ilişkilerinin etrafında döner. Toplumsal düzeni oluşturan bu ilişkiler, bireyler ve gruplar arasındaki iktidar mücadelesinin sürekli bir yeniden şekillenmesiyle gelişir. Bu bağlamda, tarihsel olaylar ve kişilikler, yalnızca bireysel trajediler değil, aynı zamanda bu iktidar ilişkilerinin, ideolojilerin ve kurumların çatışmasından doğan sonuçlardır. Hz. Zübeyr bin el-Avvam’ın ölümüne dair soruya bakarken de, bu sorunun sadece bir cinayet ya da bir tarihsel figürün sonu değil, aynı zamanda bir siyasal yapının ve iktidar ilişkilerinin neler olduğunu anlamamıza hizmet eden önemli bir göstergedir. Hz. Zübeyr’in ölümü, İslam’ın ilk yıllarında yaşanan…
8 YorumKaptanın Yetkileri Nelerdir? Denizcilikte Gücün ve Sorumluluğun Bilimsel Anatomisi Denizlerin çağrısı insanoğlunu yüzyıllardır büyülemiştir. Açık denizlerde bir geminin başında durmak, rüzgârı ve dalgaları yönetmek kadar karmaşık ve büyük bir sorumluluk da getirir. Peki, bir kaptan sadece dümeni tutan kişi midir, yoksa geminin üzerinde tam yetkili bir lider mi? Gelin bu sorunun cevabını bilimsel veriler ve tarihsel bilgilerle birlikte ele alalım. Kaptan: Geminin Beyni ve Kalbi Gemiler karmaşık mühendislik harikalarıdır. Ancak onları yöneten insan zekâsı ve kararlılığıdır. Kaptan, geminin “komutanı” olarak kabul edilir ve gemi üzerindeki en yüksek otoriteye sahiptir. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) tarafından belirlenen standartlara göre, bir kaptanın yetkileri…
Yorum BırakHUNER: Toplumsal Yapılar ve Bireylerin Potansiyelinin Yükselmesi Toplumsal yapıları anlamak, bireylerin toplumla etkileşimlerini çözümlemek, bizlere önemli bir rehberlik sunar. İnsanlar, içinde bulundukları toplumsal yapılar doğrultusunda şekillenirken, aynı zamanda bu yapılar da bireylerin davranışları, tutumları ve potansiyelleri üzerinden evrilir. Her toplumda, bireylerin kendi potansiyellerini en üst düzeye çıkarmaları, yalnızca kişisel bir başarı değil, aynı zamanda toplumsal normların, cinsiyet rollerinin ve kültürel pratiklerin belirlediği sınırların da bir yansımasıdır. Huner, yani bireylerin sahip olduğu yetenek ve beceriler, bu dinamiklerin neredeyse somut bir göstergesidir. Peki, bir birey veya bir toplum, en yüksek potansiyelini hangi koşullarda görebilir? Cinsiyet, kültürel arka plan, ve toplumsal roller bu…
4 Yorumİzmir’in Meşhur Yiyeceği Nedir? Geleceğin Sofrasına Yolculuk Bir şehir düşünün… Sadece tarihiyle değil, kokusuyla, tadıyla ve sofralarıyla hafızalara kazınmış. O şehir İzmir. Ege’nin incisi, mutfağın zamana meydan okuyan başkenti. Bugün sana yalnızca “İzmir’in meşhur yiyecekleri”nden bahsetmeyeceğim; geleceğin dünyasında bu lezzetlerin nasıl evrileceğini, toplumu nasıl dönüştüreceğini ve kültürümüzü nasıl şekillendireceğini birlikte düşüneceğiz. Çünkü yemek, sadece karın doyurmaz; kimliği, hafızayı ve geleceği de besler. Gelenekten Geleceğe: Boyozun Evrimi İzmir mutfağını anlatmaya boyozdan başlamamak olmaz. 15. yüzyılda İspanya’dan göç eden Sefarad Yahudilerinin mirası olan bu tereyağlı hamur işi, sabah kahvaltılarının vazgeçilmezi. Fakat mesele yalnızca bir hamur işi değil; boyoz, çok kültürlü bir tarih…
4 YorumGargı ne demek? (Yanlış yazımdan yerel ağıza, kamıştan ilişkilere uzanan eğlenceli bir hikâye) “Gargı ne demek?” diye sorduğunuz anda, beynimde bir sözlük açıldı, bir de mahalle kahvesi. Çünkü bazen tek bir harf, bir kelimeyi hem komik hem kültürel bir maceraya dönüştürür. Ben de kahvemi yudumlayıp sizi gülümsetirken bilgilendirecek bir yolculuğa çağırıyorum. Erkeklerin “hadi çözelim, strateji yapalım” diyen yaklaşımıyla kadınların “önce duyguyu, ilişkiyi anlayalım” diyen bakışını aynı potada eritip, gargı kelimesinin peşine düşüyoruz. Kısa cevap: “Gargı”, birçok yerde halk ağzında “kargı”nın (kamış/saz, ayrıca mızrak) yöresel ya da yazım varyantı olarak kullanılır. Yani çoğu bağlamda gargı = kargı: ıslak alanlarda yetişen kamışın…
Yorum Bırak