Giriş: “Korunmak için Allah’ın hangi ismi okunur?” sorusu ve İzmir’de hayatın gerçekleri
İzmir’de yaşayınca insanın iki temel refleksi oluyor: biri “rüzgâr çıktı mı balkona çamaşır asılmaz” bilgeliği, diğeri de “nasıl olsa bir şey olmaz” rahatlığı. Ben bu iki uç arasında gidip gelirken, bir gün arkadaş grubunda biri ortaya o klasik soruyu bıraktı:
“Korunmak için Allah’ın hangi ismi okunur?”
Masada bir sessizlik oldu. O an sanki herkes içinden Google açtı ama kimse yazmaya cesaret edemedi. Ben mi? Ben zaten dışarıdan sakin, içeriden panik bir karakterim. İç sesim hemen ikiye bölündü:
İçimdeki panik taraf: “Hadi cevap ver, rezil olacağız.”
İçimdeki rahat İzmirli: “Abi boşver, çay söyle, sonra bakarız.”
Ama konu öyle geçiştirilecek gibi değildi. Çünkü mesele sadece bir isim değil, aynı zamanda insanın kendini güvende hissetme ihtiyacıydı.
Korunma ihtiyacı: İnsan neden böyle bir soru sorar?
Hoş geldiniz! Eklektika olarak bu yazımızda “Korunmak için Allah’ın hangi ismi okunur” hakkında kapsamlı bilgiler paylaşıyoruz.
Dürüst olalım… “Korunmak için Allah’ın hangi ismi okunur?” sorusu genelde insanın kafası biraz karışıkken, hayat üstüne üstüne gelirken soruluyor. Bir sınav dönemi, bir iş stresi, bir “ben bu hayatta ne yapıyorum” krizi…
İzmir’de buna ekstra olarak rüzgâr ekleniyor. Çünkü burada sadece kader değil, hava durumu da insanı sınar.
Benim bir arkadaş var, her şeyden korkar ama çok da cool görünmeye çalışır. Bir gün dedi ki:
“Abi geceleri garip sesler oluyor, ne okuyalım?”
Ben de otomatik İzmir refleksiyle:
“Pencereyi kapatmayı denedin mi?”
Ama işin şakası bir yana, insanlar korunma hissini sadece fiziksel değil, ruhsal olarak da arıyor. İşte tam burada bazı isimler devreye giriyor.
Korunma denince akla gelen isimler
İslam geleneğinde korunma, sadece “bir şey olmasın” dileği değil; aynı zamanda bir sığınma hâli. Bu yüzden “Korunmak için Allah’ın hangi ismi okunur?” sorusunun tek bir cevabı yok gibi görünse de, bazı isimler özellikle bu anlamla öne çıkıyor.
El-Hafîz: “Abi sistem çökmesin yeter” duası gibi
El-Hafîz, en basit anlatımıyla koruyan, muhafaza eden demek.
Ben bunu ilk öğrendiğimde içimdeki mühendis hemen devreye girdi:
“Bu resmen cloud backup sistemi gibi.”
İçimdeki duygusal taraf ise daha net konuştu:
“Yani aslında ‘ben yalnız değilim’ hissi.”
Bir gün arkadaşlarla sahilde otururken biri çantasını kaybettiğini fark etti. O an hepimiz aynı anda panikledik. O ise sakin kalmaya çalışıp:
“Ya Allah koruyordur bir şey olmaz.”
Ben içimden dedim ki:
“Umarım El-Hafîz sistemde ‘lost and found’ açmıştır.”
Ama şaka bir yana, El-Hafîz kavramı insana şunu hatırlatıyor: dağınık hayatın bile bir şekilde tutulduğu bir düzen var.
El-Muheymin: “Kontrol bende değil ama tamamen de değil gibi” hissi
El-Muheymin, her şeyi gözeten ve koruyan anlamına geliyor.
Bunu öğrendiğimde kafamda direkt şu sahne canlandı: Birisi sürekli arkandan bakıyor ama rahatsız edici değil, daha çok “seni kolluyorum” bakışı gibi.
Bir gün ev arkadaşım gece mutfakta dolanırken bana fısıldadı:
“Abi sence evde biri var mı?”
Ben de yarı uykulu cevap verdim:
“Var. Ben varım. Bulaşıkları ben de görüyorum ama müdahale etmiyorum.”
Ama ciddi anlamda El-Muheymin fikri, insanın “denetleniyorum ama kötü değilim” hissiyle ilişkili gibi. Garip şekilde huzur verici.
Er-Rakîb: “Kimse görmüyor sanıyorsun ama…” modu
Er-Rakîb biraz daha derin bir isim. Her şeyi gözeten, her şeyin farkında olan.
Bunu düşününce içimdeki mizah tarafı şöyle dedi:
“Yani full-time gözlemci var.”
İçimdeki ciddi taraf ise:
“Bu aslında sorumluluk bilinci.”
Bir keresinde İzmir’de trafik ışığında kırmızıda geçen birini gördüm. Yanımdaki arkadaş dedi ki:
“Kimse görmedi.”
Ben de:
“Abi evet ama sistem gördü gibi düşün.”
İşte Er-Rakîb fikri tam da bu hissi veriyor. Görünmez ama sürekli bir farkındalık hali.
Gündelik hayatta korunma arayışı
Şimdi dürüst olalım, “Korunmak için Allah’ın hangi ismi okunur?” sorusu sadece kitaplarda kalan bir konu değil. Günlük hayatın içinde sürekli karşımıza çıkıyor.
Sabah işe geç kalınca
Şunları da İnceleyin: Korunan alanlar nerelerdir ?
Alarm çalmamış, telefon şarjda bitmiş, evden çıkmışsın.
İç ses:
“Bugün kesin başıma bir şey gelecek.”
Diğer iç ses:
“Belki de El-Hafîz devrede, sakin ol.”
İzmir trafiğinde
Bir yandan motorsiklet, bir yandan bisiklet, bir yandan “ben sinyal verdim ama kimse umursamadı” gerçekliği.
Benim refleks:
“Bu şehirde korunma sadece manevi değil, aynı zamanda refleks işi.”
Gece 03:00 düşünceleri
O klasik an:
“Acaba hayatım doğru yönde mi gidiyor?”
Sonra Google:
“Korunmak için Allah’ın hangi ismi okunur?”
Ve sonra hiçbir şey yapmadan tavana bakmak.
İçimdeki rahat ses:
“Şu an çözülmez, yat.”
İçimdeki panik ses:
“Ya ya…”
İsimlerin birleştiği yer: Güven hissi
İşin en ilginç kısmı şu: “Korunmak için Allah’ın hangi ismi okunur?” sorusu aslında tek bir cevaba değil, bir his bütününe çıkıyor.
El-Hafîz koruyor.
El-Muheymin gözetiyor.
Er-Rakîb farkında.
Benim İzmirli beynim bunu şöyle özetliyor:
“Abi bu resmen 7/24 çalışan bir güvenlik sistemi ama kameralar rahatsız etmiyor.”
İçimdeki duygusal taraf ise daha sade:
“Yalnız değilim.”
Kendi içimdeki komik tartışma
Bir gün yine bu konuları düşünürken evde tek başımayım. Çay koyuyorum, sonra kendi kendime konuşmaya başladım:
Ben: “Korunmak için Allah’ın hangi ismi okunur?”
İç ses 1: “El-Hafîz.”
İç ses 2: “El-Muheymin de var.”
İç ses 3: “Abi önce suyu koymayı unutma.”
Gerçekten bazen insanın en büyük sorunu metafizik değil, kettle’a su koymayı unutmak oluyor.
İzmirli bakış açısı: Hem rahat hem fazla düşünen
İzmir’de büyüyen biri olarak şunu öğrendim: Hayatın ciddiyetiyle dalga geçmezsen, hayat seninle dalga geçiyor.
“Korunmak için Allah’ın hangi ismi okunur?” sorusu da bu yüzden sadece dini bir bilgi değil, aynı zamanda bir psikolojik sığınak gibi.
Bir yandan:
“Abi her şey kontrol altında.”
Diğer yandan:
“Tam kontrol altında değil ama tamamen de başıboş değil.”
Bu ara alan insanı hayatta tutuyor aslında.
“Korunmak için Allah’ın hangi ismi okunur” ile ilgili bu kapsamlı rehberi tamamladık. Eklektika olarak daha fazlası için buradayız!
Sonuç yerine: İçimde kalan sesler
Şu an hâlâ bazen düşünüyorum. Günün birinde yine biri bana “Korunmak için Allah’ın hangi ismi okunur?” diye sorsa, muhtemelen tek bir cevap vermem.
Belki derim ki:
“El-Hafîz… ama sadece isim değil bu, bir hissin adı.”
Sonra içimdeki İzmirli taraf ekler:
“Bir de mümkünse kapıyı kilitle.”